Hani kendinizi sıkar durursunuz sonra bir insana günahsız yere patlarsınız ya sinirden, işte birisini öyle sevmekten çok korkuyorum.
More you might like
Belki de bir deniz kenarında el ele maziyi konuşacağız.
Üzüldük, güldük ,eğlendik, yeri geldi güzel kavgalar da ettik ama benim şu saatten sonra kimseyle ve beni geriye atacak hiçbir şeyle uğraşmaya halim yok. Farklı amaçlarım, isteklerim, keyif alacağım ve sevdiklerimle olduğum bir hayat için çabalayacağım sadece. Gerisi zaman kaybı.
-Ağabey, görüyorsun değil mi nasıl gülüyor namussuz?
-Mehmet orada kimse yok.
-Görmüyorsun, o bana gülüyor. Göremiyorsun...
sana geldim, kapın kırıktı. duvarların birbirine çok yakındı. sana geldim, dört köşeli bir parantezin içinde kayıptım. kartlarımı açtım, gözünün içine baktım, bir şeyler söyledin, yalandı. ne söylersen söyle sana güveneceğim ortadaydı. gitmekten bahsettin, gitmekten bahsettin, gitmekten bahsettin, aklım almadı. duran bu kadar yalanın içinde bu kadar gerçek gidebilen tek şey sen olabilirdin, aklım durur mu, başımda kalmadı. senin için kıyafetler bakmıştım, yemekler bakmıştım, denizler bakmıştım, yollar bakmıştım, fallar bakmıştım, senin gözlerinle aynalara bakmıştım. sen benim babaannemin başörtüsüne yapışık sakızdın. sen benim alışveriş yapmadığım halde selam verdiğim bakkal amcaydın, sen çaldığım ilk yüzüktün, kırdığım ilk bardaktın, takımı bozduğum için annemden yediğim ilk dayaktın, sen doksan birinci dakikada yediğim goldün, kendimden gizli gizli içtiğim biraydın, sigaraları yarım attığım sokaktın, korktuğum kırmızı arabaydın, takip ettiğine inandığım sestin, bir cenaze evindeki kalabalık, mezardaki yalnızlıktın. sana geldim, kalbim kırıktı.
